Samsun Araştırmaları
Bu Sitede Ara

Hakkımda

İlimiz Samsun ile alakalı her şey; tarih, kültür, edebiyat, siyaset, magazin...



Samsun
Kent Kültürü Dergisi
Arşivi



wowturkey.com
Samsun Fotoğraf Arşivi
Ziyaret Ediniz



Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv


Kategoriler




LİNK

samsun01
samsun02
samsun03
samsun04
samsun05
samsun07
samsun09
Kent Kültürü



Yakakent ve Alaçam Memleket Mektupları

Sahi biz niye küstük?


Suları aynı depodan, aynı kahvehaneyi kullanıyorlar, bakkallar hatta telefon santralleri bile aynı ama 123 yıldır konuşmuyorlar.

ALAÇAM

Samsun'un Alaçam ilçesinde, Karlı ve Güneşli köyü halkı, 123 yıldır birbirleriyle konuşmuyor. Köylüler, bunca yıldır süren dargınlığın nedenini de bilmiyor. Mohoş ailesi, 1864 yılında Kuzey Kafkasya'dan Samsun'un Alaçam ilçesine gelerek Zeytinlik köyüne yerleşti. 1878'de de yine Kuzey Kafkasya'dan gelen Ibıh ailesi, Zeytinlik köyünün yakınına yerleşerek Karlı köyünü kurdu. Ancak bu tarihten sonra, iki köyün halkı, birbirleriyle konuşmamaya başladı. Zeytinlik ve Karlı köyü halkı, küs geçen 99 yıldan sonra, 1977'de karar alarak Karlı köyü adı altında birleşti, ancak çıkan anlaşmazlıklar sonucu, Mohoş ailesi, kısa süre sonra Karlı köyünden ayrılarak Güneşli köyünü kurdu. Bu gelişmeler üzerine, 90 haneli ve yaklaşık 335 nüfuslu Karlı köyü sakinleri, iki ayrı köy olmak istemediklerini belirterek Bölge İdare Mahkemesi'ne başvurdular.

 

Karlı Köyü Muhtarı Yalçın Yılmaz, Mohoşlar'ın kendi köylerinden ayrılarak başka bir köy kurmalarına hiçbir anlam veremediğini belirterek "Dedelerimiz zaman zaman birbirleriyle dargınlık yaşamışlar. Ancak onların muhtar adayı, son seçimde kaybedince, muhtar seçilebilmek için iki halkı ve köyü birbirinden ayırdı. Bunlara rağmen coğrafik olarak iki köyü birbirinden ayırmak mümkün değil. Suyumuz aynı depodan. Aynı trafoyu ve aynı telefon santralini kullanıyoruz. Ormanımız aynı. Bakkallar, kahveler hep bir aradadır. Ama onlar, kendi adayları muhtar olmadı diye tatsızlık çıkararak köyü böldüler.''

 

Güneşli Köyü Muhtarı Tahir Rahmi Küçük de, iki halkın dargınlığının 123 yıldır sürdüğünü ifade ederek şöyle konuştu: ''Bizim dargınlığımızın muhtarlık seçimiyle bir alakası yok. Buraya yerleştiklerinden beri kavgamız sürüyor. Onlar bize ne selam verirler ne de cenazemize gelirler. Sanki köyün sahipleri onlar. Ayrılmadan önce kendi mahallemizde referandum yaptık ve 231 kişinin 230'u, ayrılmak için oy verdi. Şu an tüm sosyal ilişkilerimiz kopuk. Kesinlikle barış olamaz. Zaten bize selam bile vermiyorlar.''

 

Aynı dükkanlardan alışveriş yapan, aynı kahvehaneyi kullanan, ancak bu mekanlarda birbiriyle konuşmayan, çocuklarını da evlendirmeyen Karlı ve Güneşli köylerinin halkı, 123 yıldır süren dargınlığın nedeni konusunda bilgileri olmadığını söylediler.

http://www.ozgurpolitika.org/2001/06/11/hab32.html

Tarih: 16:22, 3/3/2007 Kategori: Alacam
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Alaçam İlçemizden Bir Görüntü


http://www.alacam.gov.tr/

 


Tarih: 00:15, 22/2/2007 Kategori: Alacam
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Alaçam / SAMSUN



Tarih: 11:40, 15/2/2007 Kategori: Alacam
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Geyikkoşan / Alaçam


Geyik Koşan Baba Türbesi / Alaçam-SAMSUN

http://alacam.gov.tr/geyikkosan/page_01.htm

 

GEYİK KOŞAN TÜRBESİ :

Efsaneye göre Arap Ordusu Komutanı Ebu Eyüb el-Ensari hazretleri ordusunun Alaçam’dan geçerken Geyik Koşan mevkiinde ölen Geyik Baba ismindeki komutan adına halkın inşa ettirdiği bir türbedir. Etrafı mesire yeri olarak düzenlenmiştir.

 

Ana Geyik Efsanesi,

Halk inançlarımızda Geyik ile ilgili birçok efsane vardır. Anadolu’da Geyik Baba, Geyikli Baba gibi ulu zatların efsanelerinde, geyiğe binilerek savaşa gidilir, geyiklere kereste taşıtılarak cami yaptırılır. Geyikler öksüz bebeklere süt verirler Bursa-Kestel’deki Geyikli Baba, Samsun-Alaçam’daki Geyik Koşan, Safranbolu Göverendeki Geyik Baba bunlardan bazılarıdır.

http://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/kalafat_cepni.pdf

 

 

Alaçam  Geyik Koşan Dede Efsanesi

“Geyikkoşan mevkii sık ve büyük ağaçlarla dolu bir ormandır. Bu ormanın orta yerinde ikamet eden bir Dede ve küçük bir tarlası vardır. Çevredekilerden habersizce eğittiği iki geyiğiyle tarlasını gizliden gizliye sürmektedir. Altın boyunduruk ve altın sabanıyla yine bir gün tarlada çift sürerken birkaç kişi tarafından görülürler. Yabancılardan ürken geyikler kontrolden çıkar ve dağa kaçarlar. Bu dağ bugün Kışlakonak Köyü (Gelemet) başlarında bulunan “Meydancık” dağıdır. Altından yapılmış Boyunduruk ve sabanın halen bu dağda bir yerlerde olduğuna inanılır.” Anlatan: Sefer KOŞAR, Akbulut köyü / Alaçam

http://akbulut_koyu.sitemynet.com

 

 

 

 

 

Geyikkoşan Hıdırellez Şenlikleri Ve Yağlı Pehlivan Güreşleri 6 Mayıs / Alaçam-SAMSUN

Alaçam'da, belediye tarafından 39 yıldır geleneksel olarak tertip edilen ve 600 yıllık bir geçmişe dayanan Geyikkoşan Güreşleri  yapılmaktadır.

http://altinovabafra.gen.tr/

 

 

Gödellenmiş Dede Keşkeği var, yer misin?

Geyikkoşan ve türbe yanında ve Dede kuyusunda köylüler senenin belirli zamanlarında  (Geyikkoşanda 6 Mayıs) yağmur duasında ve belirli dede günlerinde köyce keşkek pişirip kasaba da dahil halka dağıtır yedirirler.

 

...... ve köylüler keşkeğe katılmak üzere tavuk ve oğlak kuzu hediye ederler. Oyunlar oynanır, keşkek pişirilir ve dağıtılır. Gödellenmiş keşkek, yağlı, eti bol ve çok güzel yenecek hale gelmesiyle herkese, dede ziyaretine gelenlere bedava dağıtılır.

 

Birgün iki arkadaş sinemaya gidecek olurlar. Arkadaşın biri; “Sinema biletlerini sen alsana”der. Diğeri de; “Gödellenmiş dede keşkeği var, yer misin?” der ve zamanla da herkesin ağzına düşer. Bedavadan geçinmek isteyenlere bu tabir kullanılır.

 

Geyikkoşan; Geyikkoşan’da  bir dede varmış ve burada kendisi yaşarmış  yanında ormanlıkta var. Dede tarlada bir çift geyikle çift sürer bunu da biri görür ve başkasına söyler söylemez gözleri kör olur. Şimdi 60-70’lik ihtiyarlar gözleri kör olanı biliyor.

 

Dedenin yanında bulunan ağaçlıkta bulunan ağaçlara kimse dokunamaz. Halk bu ağaçlara ilişmeyi iyi görmez. Bu inanış artık kalkmış vaziyette. Dedenin türbesinde geyiklerin boynuzları hala durmaktadır. Bu mevkiye bu isim bundan dolayı verilmiştir. Şimdi burası Alaçam ve Bafra’nın yazları mesire yeridir.

 

“Hazır keşkeği baban da yer” tabiri “Gödellenmiş dede keşkeği var, yermisin?” tabiriyle aynıdır.

(…)

/Yılmaz ELMAS’ın günlüğünden

http://www.kuzeydetutun.net/section.asp?sid=5&pid=80

 

 

Geyik Koşan Denince…

Samsun'un Alaçam ilçesinde bulunan deniz kenarında ormanlık alan ve sayfiye yeridir. Orman, kumsal ve deniz üçlemesinin olduğu yer. Denizi çok derindir. Ormanlık alanda da yazın acayip çok sivrisinek vardır. Bunun dışında çok güzel bir yerdir. (marjikal)

 

Geyikkoşan dede efsanesiyle bütünleşen bir türbe vardır ki uzun uzun ağaçların arasındadır. Türbenin içinde geyik boynuzları vardır. (Sedir) 

 

Ortasında bahar şenliği olarak güreşlerin yapıldığı geniş ağaçsız bir çimenliğin bulunduğu, eskilerde hafta sonları her ailenin belirli bir ağacın altında piknik yaptığı dinlenme mekanıdır. ismini aldığı Geyikkoşan Dede sığır yerine tarlasını sürmek için geyikleri kullandığı için bu isimle anılmaktaymış. Ayrıca türbesindeki tabut boyuna bakarak söylenebilir ki oldukça iri yapılı biriymiş. (Owlwithwonder)

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=geyikkosan

 

La Riva di Geyikkoşan di Alaçam :

È il luogo di riva di contea di Alaçam quella contea collocata a 78 ovest di km di Samsun. Ci sono delle spiaggie naturali consistono in di grandi sabbie. Le pensioni hanno luogo alla riva.

http://www.turkiyeninrehberi.com/it/turkiye/55.asp

 

 

Etablissements de Geyikkoşan

Alaçam / Samsun

Téléphone: (362) 621 53 27

 

 

 

Alaçam'da Çocukluğum

 

(…)

Yaz gelince,

Şen olurdu Geyikkoşan.

Ağaç altlarına

Serilir, kilimler, halılar,

Hoş olurdu,

Yazlık yaşam.

 

Serinlemek isteyen

Atar kendini

Karadeniz'in sularına

Serinde kalmak isteyen

Yayılırdı ağaç altına

 

Geyikkoşan yetmezse

Uzanırsın Yakakent'e

Balık lokantaları

Taşlı bir deniz,

Daha ilerde

Mal Gölü,

Sanki cennettesiniz.

 

Böyle geçirdik Alaçam'da

Ellili yılları

Okuduk okul zamanı,

Oynadık kalanı,

Stres nedir bilmedik

Yaşamadık bunalımları

 

(İstanbul, 2 Mart 2005)  

/Yusuf Ziyaeddin Sivaslıoğlu

 

http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?id=237916


Tarih: 19:03, 9/2/2007 Kategori: Alacam
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->